20 Ekim 2018
  • Kars5°C
  • Ardahan4°C
  • Iğdır11°C

“YEREL YÖNETİMLERİN TARİHSEL SÜRECİ VE UYGULAMALARI”

Yerel Yönetimler ve Kamu Yönetimi Uzmanı Emre Okan Bayramoğlu, “Yerel Yönetimlerin Tarihsel Süreci ve Uygulamaları” hakkında gazetemize açıklamalarda bulundu.

“Yerel Yönetimlerin Tarihsel Süreci ve Uygulamaları”

06 Ekim 2018 Cumartesi 11:43

Volkan KARABAĞ / KARS MANŞET

Başkan Bayramoğlu’nun yaptığı açıklama şöyle: “Yerel yönetimler yapıları ve sundukları hizmetler bakımından halka en yakın yönetim birimleri olarak, toplumların ortak ve yerel nitelikteki ihtiyaçlarını giderebilmek için meydana getirilen kurumlardır. Yerel bir topluluğun ortak ihtiyaçlarını gidermek için oluşturulan, organlarını doğrudan doğruya halkın seçtiği ve özerk bir yönetim tarzı olan model olarak ta nitelendirilebilir. Yerel yönetimler halkın kendi kendini yönetmesine olanak sağlayan ve halkın yönetime doğrudan katkısının en iyi biçimde gerçekleştirilebileceği kuruluşlardır. Bu nitelikleriyle yerel yönetimler demokratik yönetimin asli unsurlarından birisini oluşturmakta ve özellikle yerel-kamusal hizmetlerin daha etkin bir şekilde yerine getirilmesi için hemen her toplumda örgütlenmiş kurumlar olarak yer almaktadırlar. Antik çağdan itibaren belli bir toprak parçasında yaşayan insanların ortak ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkan; en küçük demokratik yönetsel birim olan “site”ler, “municipe”ler, “polis” denilen kent devletleri yerel yönetimlerin ilk örnekleri olarak bugünkü uygulamaların temelini oluşturmuştur. 16. yy’dan itibaren ulus-devletin gelişmesiyle birlikte devlet tek egemen güç haline gelmiş, komünler güçlerini kaybetmiş ve devletin kente olan ideolojik üstünlüğü katlanarak güçlenmiştir. 18. yy sonu ve 19. yy başlarıyla birlikte çeşitli ülkelerde yapılan reformlarda yerel yönetimler yerel hizmet birimleri olarak faaliyet göstermeye başlamışlardır. En önemli dönemini 20. Yüzyılın başları itibariyle yaşamaya başlayan yerel yönetimler, 21. yüzyılın başlangıcıyla birlikte gün geçtikçe tüm dünyada daha da güçlenmiş ve işlevselliğini artırmıştır. Devlet sınırları içerisinde belli bir hukuk sisteminde anayasal kuruluşlar olarak tanımlanan yerel yönetimler 1864’den sonra Türkiye’nin yönetsel yapısı içerisinde yer almaya başlamıştır. Cumhuriyet döneminde yerel yönetimler konusunda yapılan ilk düzenleme köylerle ilgili olmuştur. Bugün halen yürürlükte olan 442 sayılı Köy Kanunu 1924 yılında kabul edilmiştir. İl özel idaresi ve belediye sisteminin Fransa’dan esinlenerek oluşturulduğu Türkiye’de, köylerin Batı yönetim tarzlarındaki komün sistemlere benzer biçimde toplumsal ve yönetimsel ihtiyaçlardan ortaya çıktığını söylemek mümkündür. Osmanlı’dan itibaren getirdiğimiz devlet geleneği Cumhuriyet dönemi yasalarına da sirayet etmiştir. Cumhuriyet tarihimizin uzun soluklu kanunlarından birisi olan 1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Kanunu, Osmanlının son dönemlerinden gelen tecrübelerin aktarıldığını ve beklentilerin uzun süre karşılanabildiğini göstermesi anlamında önemli bir nitelik taşımaktadır. Hâlihazırda belediyelerin uymak zorunda oldukları kanun, 2005 yılında kabul edilen 5393 sayılı Belediye Kanunudur. Buna müteakip 6360 sayılı 14 ilde Büyükşehir ve 27 İlçe Kurulması Hakkında Kanun 2012 yılında kabul edilmiştir. Kısaca ifade etmek gerekirse 442 sayılı Köy Kanunu halen yürürlükte olmakla birlikte; il özel idareleri, belediyeler ve büyükşehir belediyeleri alanındaki düzenlemeler 2004, 2005 ve 2012 yıllarında güncellenerek yürütmede karşılaşılan aksaklıklar ortadan kaldırılmıştır.”